Gulamin
Gükkuşağının yedi rengi…
Yanar coğrafyamın külleri…
MEZOPOTAMYANIN kutsallığı var bakışlarında…
AĞRI DAĞININ eteklerinde yanan yüreklerin sıcaklığıyla
Seviyorum seni Gulamin…
Güneşi doğmayan bir günün,
Adını bilmediğim bir ülkede,
Her tarafı yasaklı bir dilin,
Özgürlüğe hasret tutkusuyla
Seviyorum seni, Gulamın..
Özgürlük kokan dağların arkasında,
Ellerinde papatya,yüreklerinde heyecan
Ve umutla yüzünde tebessüm taşıyan
KÜRT cocuklarının deyimiyle..
EZ TE PİR HEZDİKİM, Gulamın…
Sana olan sevdam…
KÜRDİSTAN gecelerinin barut kokan karanlığında..
Yakılan ateşin etrafında,ısınan GERİLLANIN
Yürek parcalayan türküsünde saklıdır
Gulamın….
Dostluğum kalkandır,namerdin kılıcına..
Sevdam,meskendir MEM U ZİN aşkına…
Sevgim cacandır,HEVAL aşkına..
Bu yürek fedadır,sevgiliyi unutmayana..
Gulamın…
Gül filizlendiği günden itibaren güneşe aşıktır…
Güneş her ne kadar gülü ay’ın görkemine bıraksada
Gül, asla yıldızlara kanıp,güneşi unutmaz
GULAMIN….
Ciyay_ararat
21.06.2006
Sendin
Tek amacım sendin,
ulaşmak istediğim yerdin.
Her yaklaşımda beni iten,
O taş kalpli sendin.
Yumuşar umuduyla güzellikler serptiğim,
Safça sevgi yeter dediğim,
Her türlü güzellikte gördüğüm,
O taş kalpli sendin.
Bir bakışıyla eridiğim,
Hırçın yüzünde kendimi gördüğüm,
Bütün hayallerde yer alan,
O taş kalpli sendin.
Sensizlikten üşürken alev alen yanan,
Vazgeçmeden ısrarla direnen,
Her kırılışta toparlanıp ayaklanan,
İşte o kalpte benim.
VE BU KALP SENİ ASLA UNUTMAYACAK CEYLANIM
Unut Beni Can
Bu kaçıncı gece
Hasretinle yandığım
Kaçıncı gece
Yıldızları yıkadığım göz yaşlarımla?
Mesafeler yırtıldı hıçkırıklarımla
Bosnalı kadınlar duydu feryadımı.
Sen, sen duymadın mı can?
Ne vardı bu kadar uzak yerlerde açacak?
Benden uzak o iklimlerin,
Benden uzak o şehrin,
Kahrolası o kalabalıkların
Benim kadar ihtiyacı mı vardı sana,
Benim kadar hasret çekti mi
Kahrolası o şehrin semaları,
Benim kadar yandı mı?
Ne vardı can?
Ne vardı uzak iklimlerde açacak?
Ne vardı
Kendimizi bu kadar kahredecek?
Kara trenler umut olmamalıydı,
Uzayan yollarda kalmamalıydı bakışlar.
Dünya, bir tek nokta olmalıydı can…
Bir tek noktada doğmalıydık.
Dönüp dönüp sana varmalıydı yollar,
Ben, hep hasret türküleri söylememeliydim,
Sen, hep hasret şiirleri okumamalı.
Hasret diye bir söz olmamalıydı lügâtlarda
Geceler boyu hergün
Göz yaşlarımla ıslanmamalıydı yıldızlar.
Gönlüm bu sevdaya dar gelir oldu
Boğuyor karanlıklar can…
Mesafeler kurşun oldu amansız,
Feryadıma şahit oldu yıldızlar
Can… Can…
Hasretin ağır bir yük omuzlarımda.
Ben çekmekten usandım,
Sen usanmadın mı?
Bildim, bitmeyecek bu hasret!
Uzak iklimlerde açmış iki çiçeğiz.
Hangimiz gelsek diğerinin yanına,
Kuruyup, kaybolacağız.
Ben, kıraç topraklara döndüm can,
Ben, kurumuş dereler gibiyim.
Issız mağaralarda kaldı umudum.
Belli bu sevda kahredecek bizi,
Unut be can…
Unut bu sonu gelmez sevdamızı…
Bırak yeni güneşler doğsun semalarında
Bulutlar gizlemesin yıldızlarını
Yeniden başlasın herşey
Yeniden doğ bensiz şafaklarda.
Unut can,
Unut senin için yazdığım sevda şiirlerini.
De ki; bir rüya idi bitti.
De ki; bir hayaldi,
Solgun aynalarda yansıyan.
De ki; bir romandı,
Sonu koskoca bir hiçle biten.
Unut beni can,
Unut vakit varken…
Bırak hasretin bana kalsın.
Varsın cehenneminde kavrulsun gönlüm.
Ben yine her gece
Saçlarını koklayayım uzak yıldızlarda.
Gözlerimde takılı kalsın hayalin.
Sen unut can,
Sen unut!
Kahredersem,
Milyon kere kahrolayım
Yasak Bir Sevda Yolcusu
Yasak sevdalara yataklık eden cudi gözlerini dikmiş yaralı bir ceylan gibi mağrur mağrur bakıyor ..
Her arşınladığım santimetre sensiz kahpece bir tuzak ve her sensiz bakış bedenimde mayınların patlama sebebi oluyor
Diktim gözlerimi siluetine binlerce kez yargıladım kendimi yargılayıp kendimi idam ettim giyabında sen başka sabahlarda uyanırken..
Her rüzgarda kokunu her gökkuşağında kesk sor u zeri
Her denizde dalgaların beni savurup kayalara çarparak acı içinde sana getirmesini diledim
Halepte bir kor dilenci midyatta bir kaçakcı adanada bir işçi amedde bir isyancı
Senin gözlerinde bir asi serseri gölgeler eşliğinde vals yapıyorum yetim ve kimsesiz mechul gölgelerde
Sonra başka sabahlara uyandım..
Unutulmuş gözlerimdeki izlerine bakarken duvarda asili yelkovan durmuş akrep ise düşman şimdi bütün saklı düşlere
Şimdi her düş bir isyan her bakış bir kaçamak ve her dokunuş tende yangın sebebidir bu kentte
Yangınlar ülkesinin çocukları değilmiydik biz ki hep gülerek koştuk yangınlara yana yana kavrula kavrula
Sensizlik şimdi her tan doğanda sinsice doğuyor bu kentte yağmurun hüzünlü damlaları yüreğimi ıslatırken
Dudaklarım lal bedenim yorgun aklım desen onu çok geçmişte bıraktım saklı ve yasaklı sevdalarımda
Sen ve Ben kaybolurken bu karanfil kokan yasak sevdada kaçak bir tütüncü kadar tebessüm var şimdi dudak izlerimde
Seni her hayal ediş bir öpüstür senin ismini anmak bir dokunuştur ve avuclarıma çiziyorum senden kalan yanık yaralarımı
Aykırı günler yaşıyorum her doğan yeni günde ve gökyüzü toz duman kızıl kızgın
Sol yanım faili mechul bir kasatura saplayıp çıkarmışlar sanki ve kanım toprağa karışıyor
Masmavi hayaller kuruyorum kara kuru esmer bedenim toprağa düşerken sessizce dudaklarımdan sen çıkıyorsun
Her taraf yabancı kalabalıklarla çevriliyor hain bir kuşatma çevriliyor bütün yanımı dilim lal beden tutsak ölüm baş ucumda
Ya sen..Sen Yoksun..
Olmayacaksın..
Hiç olmadın…
Son bir gayretle seni haykırıyorum baş ucumdaki bütün azraillere ve seni diliyorum bütün deniz kızlarına ve afrodite ve heraya ve bütün tanrıçalara
Düşüyorum..sessizce
Kendi sesimi unuturken yanlızlık bütün hücrelerimi esir alıyor puslu ve ciyansi havada
Öfkenin nefretin acının özlemin yasaklığın sana ait bütün duygular iç içe geçiyor adeta seni anıp düşerken
Gel…
Gel kaldır ve götür beni karanfil kokan ülkemize
Vahşi kısraklar gibi koşalım seninle yalın ayak düşelim sonra kanasın her tarafımız
Kanasın kan aksın bütün sen kokan yaralarımdan..
Gel asi sevdam yasak düslerim isyanında boğulan özlemlerim gel
Gelde kurtar beni bu namert şu katılmamış acıdan..
Yılmaz Sevket Arslan
Bruksel 23.06.2009
saat 12.58
Yanginlar Ulkesinin Cocuklari
Her yani barut kan ve düşman kahkahaları kokan ,
Zifiri bir karanlığın içinde Fıratın tam ucunda,
Umutla…
Kardelen tomurcukları açar özgür ve asilce
Yangınlar kokan ülkemde….
Umut denizleri yarattık yakamoz kokan gecelerde
Sonra cırılçıplak yüzdük, arındık
bütün günahlarımızdan …
Sen meryem oldun günahsız saf masum bir bakire
Ben İsa oldum özgür asi bir direniş kahramanı ..
Bütün umutlarımızı beyaz bir güvercinin kanadına taktık
Sen güvercinler peşinde koşan divane bir coçuk..
Koş…
Durma..
Ayakların çatlayıncaya kadar koş..
Çatlayıp kanayıncaya kadar koş..
Yaraların kabuk bağlayıncaya kadar koş…
Durma…
Samyeli eşliğinde ılık rüzgarlar çek soluğuna..
Umut ol yamalı pantolonlu yalın ayaklı kirli yüzlü coçuklara..
Her umutta bin Uğur ol..
Her düşüşte bin Zilan ol
Ve..Kalk..Sakın düşme bir daha
Düşersen yaralarlar seni, incitirler yok ederler
Ateşler yak ülkenin dört bir yanında
Yaktığın ateş umut olsun yangınlar ülkesinde coçuklarına
Her coçuk bir Kawa her ateş bir yarını müjdelesin sana
Koş ..
Durma..
Düşme..
Ayağı kalk ey yangınlar ülkesinin asil coçuğu…
Düşme sakın..parçarlar seni ciyan avcıları
Koş..Umutlara koş ..
Koş Yarınlara koş..
Koş..
Bana koş..sadece bana.
Ben sende umut olup açacam sonra..
Yılmazın dediği gibi yaşayalım
En karasından ..
En asil şekilde..
En cok içimizi acıtan yakan ölümleri
Bizler gurbet türküleri ile büyüdük..
Başka dilde ,
Başka bir sabahlarda,
Başka yarınlarda..
Artık koşalım yarınlara ve umut olalım en kara sevdalara
Umut olalım en özgür yarınlara..
Fırat olalım asice akalım en derin okyanuslara
Dicle olalım umut olalım dudakları susuzluktan çatlayan çöl coçuklarına
Mezopotamya olalım bağrımızdan çıkaralım tarihin en büyük kahramanları
Koş…
Durma
Bütün umut sende coçuk..
Koş..coçuk
Sen Yarınsın..sen umutsun sen aşksın sen sevdasın..
Koş coçuk durma..
SEN ÖZGÜRLÜKSÜN
Yılmaz Sevket Arslan
Etiketler: Aşk Mesajları, ask siirleri, Şiir
merve
hiç sevmedim çünkü ödevim buda değil
busra
süperrrr şuu baştakii şiirde hevell ne demekkk
Mustafa Supi
NEJAT ETEMİN TORUNLARI
1920’de Mustafa Supi ve 14 arkadaşı Karadeniz’de katledildikten sonra Avrupa burjuvazisinin emir uşağı olarak yeniden örgütlenmek için Nejat Etemin komutasına verilen TKP, yeniden örgütlenmeye başlandı. Böylece, Komünizmin neferi TKP, Avrupali konturgerila emperyalizmin kendisine yeni uşaklarla sovyetlere gönderebileceği uşaklar yaratmış oldu.Aynı zamanda, yeni kurulan ve kendisine fazla yakin olmayan bir ülkeyi denetim altına almak için her tarafından kuşatma altina almak gerekliliği ve Türkiyenin, Avrupa eksenli cercevede gelişim saglaması için sadece Türk devletini kendine bağımlı kılmak yetmeyecektir.Aynı zamanda, halkını kendisini ve örgütlerinide teslim alarak gerekiyor.Bundan kaynaklı, Avrupalı emperyalistler ve Kemalistler birlikte, Komünist önder Mistafa SUPİ ve 14 yaldaşını karadeniz sularında vahşice katlettiler..
15 komünist katledikten sonra, Avrupalı emperyalistler, Kemalistler ve Nejat ETEMİN TKP’si birlikte aynı kulvarda koşmaya başladı.60’lara geldiğinde, gençlik önderleri, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan ve yoldaşları, Avrupalı konturgerilla emperyalistler ve Kemalistlerden kopuşu simgeleyen volkan oldu.Volkan patladıktan sonra lavlari, Türkiyenin dört bir tarafına ulaşti.Devrimçi örgütleri ve halkı saran Tam Bağımsız Türkiye çığlıkları her yerde yankılanıyordu.Gençlik önderleri katledilden sonra, 70’lerin ortalarında, yeniden konturgerilla emperyalizmine bağımlı hale gelen ‘devrimci örgütleri’, konturgerilla emperyalizmin Türkiyedeki şişen balonun sipobu oldular.Emperyalizmin kuklaları, sadece devlet erkinde değil halkın içine’de yerleştirilmiş oluyordu.Bir yanda konturgerilla emperyalizmi tarafsiz kalan halkı aldatmak için sis bambardınına tutarken, bir diğer yandanda, Tam Bağımsız Türkiye diyen Komünist, Devrimci ve İlerici Demokratların bir bölümünü şiş bombası kullanarak etkisiz ederken, bir diğer yandan, bu uşaklığı görüp, karşı çıkanlarıda yaşam tehtidiyle susturmaya çalışmaktadır.
Sahte MLKP, sözüm ona tüzügünde, faşizme, konturgerilla emperyalizmine ve her türden gericiliğe karşı oldugunu ilan etmektedir.Ama gerceler buna kilo metrelerce uzaktir.Sözüm ona kendisine yapılan operasyonları, faşizmin kendisine yönelmesi olarak kamo oyuna yansıtmaktadır.Ama gercekler buna cok uzktır.Kendisine yapılan oparasyonların; itirafçı MLKP kadroları ve önderliği tarafından yüz binlece Euro’ya Avrupalı konturgerilla emperyalizmine, kendilerini satarak gerceklestiriyorlar.Bunu Avruplı kontrgerilla emperyalistlerinden, Türk kontrgerillasına verilen tavizler üzerine ihale ediliyor.Bu ihale özeleştirme ve ABD konturgerilla emperyalizminden uzaklaşıp kendisine daha çok emir eri olmasi dahilinde kullanılıyor.Buda sözüm ona sosyalizmin çikarları için yapılıyor.Bu tamda, Komünüst önder MUSTAFA SUPİ ve 14 yoldaşın ölümünden sonra, Nejat Etemin Avrupalı kontrgerilla emperyalizmin yüklediği rolü üslenerek, faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme karşı şişen tepkiyi sönümlendirmek için sipop rolü miyonunu yuklemiştir.
Sahte MLKP’nin kurulmasinda bir yıl sonra gelişen Gazi ayaklanmasının yaratılması ihalesinde, baş role sahte MLKP konarak faturalanmıştır.Avrupalı konturgerilla emperyalizmi, Türkiyede gelişen tekiyi sönümlendirmek için Türkiye kontrgerillasıyla masaya oturan avrupalı konturgerilla ve ABD konturgerillası, olayları çıkarması için ihaleyi Türkiye kontrgerillasına ihale verildi.Türkiye kontrgerillasıda, bu işi Çatli ve ekibine fatura edildi.Böylece Türkiyede şişen balonun havası alınarak, kontrgerilla emperyalizmin isteği doğrultusunda gelişim sağlamaktır.Aynı zamanda işçi ve emekçilere, ülkelerini parsel parsel satılmasına karşı, satış yapıldığı dönemlerde cılız bir karşı koyuşu örgütleyerek daha sonrası daha büyük bir patlama olmasın diye, balonun sürekli havasını almak gerekiyor.Aksi taktirde bir çok kez devrimin eşiğine gelmiş Türkiyede, bir devrim patlak verebilirdi.Bu patlamayı önlemek için dönem dünem irili ufaklı basınçlarla, siboptan hava almak gerekiyordu.Türkiye her an
Patlamaya hazır bir bomba gibi duruyor. Kontrgerilla emperyalizmin elinde, bu bonbayı patlatmak için çok iyi müdafa etmek gerekiyor.Konturgerilla emperyalizm ne kadar çaba harcarsa harcasın, O bomba bir gün emperyalizmin elinde patlayacaktır!
İŞÇİLER
İşçiler her gün maaşınız dışında zamlar hat sayfaya ulaştı.Sendikal haklarınızın gaspediliyor.Sarı sendikalar sizin haklarınızı değil, patron sendikası gibi çalışıyor.Her geçen gün yaşam sıtandınız hortumlanıyor.Normalde çalıştığınız ilk hafta bütün maaşınızı ve masraflarınızı çıkarırken geriye kalan üç haftayı patronlara ve üyesi olduğunuz sendikaya verilen rüşvete çalışıyorsunuz.Aylenizin hakkı olan daha rahat kşullarda yaşamayı, bir başkası gaspediyor.Ama işsiz kalan bir işçinin çocuğuna götürecek bir ekmek parası için yolları arşınlarken, sendikalara verilen aydatlarınız, sedika patronlarının, sizin verdiğiniz aidatlarlan çocuklarını en iyi okullarda okutmalarına ve sizi vahşice sömürüsüne bir dur demenin zamanı geldi’de geçiyor.Bu gidişe artık bir dur diyelim.İlerici diye billdiğiniz sendikacılar bile sizleri sokağa çıkarıp, kontrgerilla emperyalistlerden ne kadar daha çok para koparırız, diye hesaplar yapıyorlar.Bu gidişe dur demenin zamanı geldi.Bunun için gerçekten sizleri savunan, GERCEK/MLKP saflarında, işçi sınıfının gerçek kurtuluşu olan, sosyalizm için mücadeleye girerek, güneşi avuclarımızdan, gökyüzüne yükselterek, gerçek kurtuluşu sağlayın.Sendika patronlarını, elinizin tersiylen, bir kenera iterek, sendikaların gerçek sahibi olan siz işçilerin taleplerini savunacak, işçilerin güvenilir ellerine bırakın ve gerçek işçi temsilcilerini sendikaların yönetimlerine getirerek, sendikalrı işçilerin gerçek mevzisi olarak yeniden örgütleyelim.Kutup yıldızından ışık damıtarak, sosyalizme olan özlemi haykıralım.Bir elimizde MUSTAFA SUPİ, ile STALİN diger elimizde MARX ile LENİN taşıyarak sosyalizm talebini daha güçlü haykıralım.Haykırışlarımız faşizm ve kontrgerilla empeyalizmi için ölüm çanı çalsın’ki Faşizm ve kontrgerilla emperyalizmi ölüm kabusları görsün, gece olmasın diye dua ede dursunlar.Gün hiç batmayacaki, zifiri karanlığı, gün doğmadığı bir sistem olan sosyalizm için gün dogacak!
GENÇLER
Gençler her gün okullarında, saldırıya uğrayanlar.Ayağa kalkın ve haykırın, bizler kontrgerilla emperyalizmin, faşizmin ve kontra örgütlerin emir eri değiliz.Bizler birileri para kazansın diye saldırıya uğramak istemiyoruz.Bizler gerçekten sosyalizmin uğruna mücadele ederek, gençlik öderlerimiz DENİZ, İBRAHİM ve MAHİR’in izinde yüreyeceğiz.Bizler faşizme, kontrgerila emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe kaşı ayaktayız; ayakta olacağiz.Bizler geleceğin temsilcileri olarak, geleceğimizi haraç mezat sattırmayacağız.Kendi gerçek gücümüzün farkında olarak, geleceği biz kazanacağız.Okullarımızda yapılan saldıralarda, birileri para kazansın diye ölmeyeceğiz.Kendi geleceğimize sahip çıkarak, güneşten damitarak yaşamı, gökkuşağının altında sörf yapacağız.Güzel günleri avuclarımızın arasından, kimse söküp alamaz.Avuçlarınızdaki güneşi gökyüzüne kaldırın ki, gökyüzüyle birleşip faşizm ve kontrgerilla emperyalizmine kan ter içinde intihara sürüklesin’ki , yaşamı saran hırçınlığıyla, tarihin çöplüğüne göndereceğiz!GERCEK/MLKP’ye güçverin onlara diz çöktürelim!
KADINLAR
Her gün kocalarınıza ve çocuklarınıza hizmet etmek için canınızı dişinize takarak çabalayıp duruyorsunuz.Ama yinede toplumda çalışmıyor; eve para getirmeyen olarak muamele görüyorsunuz.Aynizamanda koca, arkadaş ve baba dayağı yemeden, güleriniz geçmiyor.Her ne konumda olursanız olun, ister ev kadını olun, yada iş kadını, isterse mücadelenin içerisinde olun.Sonuçta yaşadığınız benzer şeyler,Üzerine kurulu bir rulet oyunudur.Ev kadınları, bazıları yoğun bir şekilde şiddete maruz kaldıklarında kendilerini sığınma evlerine yerleşmek zorunda kalıyorlar.Ama gittiğiniz sığınma evleri, sizin Üzerinizden, kontrgerilla emperyalizminden on binlerce euro kazanıyorlar.Yaşadığınız sorunlardan kaynaklı, kadin kurumlarına gidiyorsunuz.Size danışmanlık yaptıkları için onlara kontrgerilla emperyalizminden oralara para akışı sağlanıyor.Kendi sorunlarınızı birilerine para kazandırmak için değilde, gerçekten sizin sorununuzla ilgilenen, sorunlarınız olduğu için, para kazanma karşılığında değilde,Sadece sizin sorunlarınız ve örgütlü bir güç olarak kendi haklarınıza sahip çıkmak için bir araya gelelim.Mücadele içerisinde olan kadınlar, gün aşırı gittikleri eylemlerde polis copuyla karşı karşıya kalıyorlar.Yada işkence hanelerde cinsel şiddetle (tecavüz) karşı karşıya kalıyorlar.Aynı zamanda, erkekleralarin cinsel ihtiyacını karşılayan birer meta olarak kullanılıyor.Metaların yerine sanki kadınları satıyormışlar gibi sattığı metanın önünde ifşa ediliyor.Her zaman önlerde yer buluyor.Reklamlarda en ön saflarda yer bulurken, toplum içinde ise sarı öküzden sonra geliyorlar.Dünyanın yarısı olan Kadınlarımızın gerçek yeri erkekle el ele yürüyen, dünyanın gerçek sahiplerinden biridir. .Güneşi emziren kadınlarımız,.GERCEK/MLKP’de bir araya gelerek, gerçek kurtuluş için mücadele edelim.İnsanlığın kurtuşu sosyalizmle mümkün, sosyalizm için bir araya gelelim.
YÜREĞİ FAŞİZME VE EMPERYALİZME KARŞI SOSYALİZM İÇİN ATANLAR
Yaşamda gerçekten sosyalizm için olmak isteyen genç yürek sahibi genç insanlar, sosyalizmin hayat çiçek gibi açmasını isteyenler bir araya gelmeye ne dersiniz.Zifiri karanlık ve gıri renklere karşı bir arada olmak isteyenler, gerçek gücün farkında olmak için bir araya gelerek GERÇEK/MLKP saflarında bir araya gelelim ve Faşizme, Kontrgerilla Emperyalizmine, Siyonizme ve her türde gericiliğe karşı, kendi gücümüzün farkına varalım.İşçi sınıfı içinde gerçek sosyalistler olarak kendi misyonumuzu kuşanalım.Ülkemizde gelişecek devrime önderlik yapalım.Ülkemiz üzerindeki sis perdesini param parça edelim.Yeniden MUSTAFA SUPİ’lerin, DENİZ GEZMİŞ’lerin, IBRAHİM KAYPAKKAYA’larin, MAHİR ÇAYAN’larin yolundan ilerleyelim.Inadina Derim Inadina Sosyalizm diye haykıralım.
Gökkuşağının etrafında bir araya gelerek, güneşi içelim.Yaşam inadına haykırıştır.Bu haykırışa sende katıl, sende haykır.Gerçek haykırışı sende başar.Kontrgerilla emperyalizminin saflarında olan örgütlerden ayrıl, gerçekten faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe karşı mücadele içinde olan, GERÇEK/MLKP’nin saflarında mücadeleye katılarak, işçi ve emekçiler için kurtuluş mücadelesinde yerini al, sosyalizm saflarında ol!
İNSANLIĞIN GERÇEK KURTULUŞU İÇİN KALDIR YUMRUĞUNU
İnsanlığın gerçek kurtuluşu, gökyüzünden ışık damıtan GERÇEK/MLKP’nin saflarında sende yerini al.Gökkuşağının renga renk güzelliği altında, birlikte sörf yapalım.Ilık ılk çisileyen yağmurun altında özgürlüğe koşalım.Zifiri karanlık bulutları param parça yapalım.Çığlıklarımız kurşun gibi ağır ve işin gibi hızlı etkisiylen önüne gelen naylonları jilet gibi param parça ederek, güzel günlere ülaşalım.Zifri karanlığı, dünyanın altında kaynayan lavlara atıp imha edelim.Geleçegin güzel ışıltılı günlerinde birlikte koşalım.Işıltılar bütün dünyayı sarana dek, yumruklarımızı aynı güçle sıkıl ve havada kalsınlar.Haydi sende kaldır yumruğunu birlikte haykıralım.Inadına özgürlük, Inadına sosyalizm diye, çığlıklarımız sarsın bütün yaşamı ve renga renk akalım gökkuşağının üzerinden, ışık saçan yarınlara birlikte zaptadelim.Tıpki, şiirin kuşun kanadına takılan imgeler gibi saralım dört mevsimi bir daha birakmamacasına yaşamın ucundan birlikte tutalım.Sis perdelerini parçalayarak, şavkıyarak tan yeline beraber ulaşalım.Dünyadan geceyi silerek, ıp ışıl bir dünya yaratalım.Bir daha gecenin gelmemesi için, sürekli yaşamı aydınlık kılalım.Bu öyle bir aydınlık olsunki, gece bile olmaktan korksunki, yaşam güzelim çiçek bahçesinden renga renk esintiler içinde coşup koşalım.Dünyayı saran O güzelim çiçek kokularıyla, bütün dünya ayaklarımızın altında arşınlayalım yolları, coşkun bir sel gibi akalım.Bir volkan gibi patlayarak düyanın üzerine sıcaklığımızı saçalım.Gün sımsıcaklığıyla her zaman yaşamın üzerine çiseleyerek aka kalsın.Yaşam hiç bir zaman hüzünlü bulutlar içinde olmasın.Zifiri karanlık bir daha dünyada görünmeye cesaret etmesin’ki hayatı ışıl ışıl ve ap aydınlık bir yaşam sarsın.Gün vakti bir volkan gibi dünyanın üzerine çisilesin.O gün vaktiki bir daha dünyada, Zifiri karanlıga izin vermesin.Bir daha dünyada kara bulutların gezmesine izin vermesin.Sonzuza kadar hep aydılıklar içinde açan bir yaşam olsun.Yaşam ışıl ışıl, aydınlık içinde renga renk akışıyla sürsün ve komünist bir dünya olsun!!!
KAHROLSUN KONTURGERŞLA EMPERYALİZMİN UŞAĞI SAHTE MLKP
KAHROLSUN FAŞİZM
KAHROLSUN EMPERYALİZM
KAROLSUN SIYONİZM
YAŞASIN G/MLKP
YAŞASIN HAKLARIN KARDEŞLİĞİ
YAŞASIN SOSYALİZM
YAŞASAN KOMÜNİZM
GERÇEK/MLKP